17 Şubat 2013

GİRESUN



Şekil 66- Giresun Belediyesi'nin logosu



















Fındığı ile tanınan ve Karadeniz Bölgesi'nde yer alan ildir. Kiraz ve fındığın bütün dünyâya buradan yayıldığı kabul edilen Giresun ili, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Karadeniz, Trabzon, Gümüşhâne, Erzincan, Sivas ve Ordu arasında yer alır. Yerli halkın çoğunluğunu Türkmen Çepniler oluşturur. 1500'lü yıllardaki Osmanlı Tahrir Defterlerinde yöreye Vilâyet-i Çepni de denmektedir.

Fotoğraf 188- Giresun'dan görünümler

Harita 177- Giresun'un konumu

Giresun ili, Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan sonraki dönemde olan kişisel muhâfızlarının (Topal Osman ve silah arkadaşları) memleketi olan bir ildir.

Şehir, Aksu ve Batlama vâdileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur, tam karşısında Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası (Aretias) vardır.

Giresun ili 1920 yılına kadar Trabzon iline bağlı kalmış, bu târihte müstakil mutasarrıflık, 1923 yılında ise il olmuştur. 1923 yılında Giresun ili, merkez ve Tirebolu ilçesi ile bunlara bağlı Görele, Bulancak, Keşap ve Espiye bucaklarından ibâretti. 1933 yılında Şebinkarahisar'ın illiğinin kaldırılması ile Şebinkarahisar ve Alucra ilçeleri de Giresun'a bağlanmıştır. 1934 yılında Bulancak, 1945 yılında Keşap, 1957 yılında Espiye, 1958 yılında Dereli, 1960 yılında Eynesil, 1987 yılında Piraziz ve Yağlıdere, 1990 yılında Çanakçı, Güce, Doğankent ve Çamoluk ilçelerinin kurulması ile ilçe sayısı 15 olmuştur.



Giresun isminin kökeni hakkında üç rivâyet vardır. Rivâyetlerden birincisi; "Kerasus" kelimesinden gelmektedir. Birinci rivâyete göre bu isim, "Kerasus"ta bol miktarda yetişen kirazdan gelmiştir. İkinci rivâyete göre ise; Giresun denize doğru uzanan bir yarımadanın üzerine kurulmuştur. Bu yarımadanın şekli de boynuza benzemektedir. İşte bu sebepten Yunancada boynuz anlamına gelen "Keras"tan türemiştir. Üçüncü rivâyet ise Spartaküs isyânını bastıran ünlü Romalı General Kerasus’a atfen verilmiş olmasıdır.

Rivâyetlerden ikincisi ünlü seyyah Evliyâ Çelebi tarafından Seyahatnâme'sinde şöyle ifâde edilmektedir;

“Giresun Kalesi Fâtih Sultan Mehmet Han devrinde Muhâsip Mahmud Paşa tarafından fethedilmiştir. Fâtih, kale fetholunurken, Mahmud Paşa'ya; ‘Bu gece kal'anun alt kapusundan giresün!’ diye ferman edince, fetholduktan sonra kaleye “Giresün” adı verildi.”
  


Hitit kaynaklarında adı Azzi ülkesi olarak geçen Giresun, en az arkeolojik araştırmaya konu olan yerleşim bölgelerinden biridir. Hitit tabletlerinden Hitit İmparatorluğuna bağlı bir vâlilik konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Yöre halkı MÖ. 14. yy.’da bir ara ayaklandılarsa da yenilerek bağlılık antlaşması imzâladılar.

MÖ. 12. yy.’da Orta Avrupa’dan boğazlar yoluyla deniz kavimleri göçü sırasında Muşkiler, Tibarenler ve Taballar gibi kavimlerin yerleşim alanı olan ve MÖ. 11. yy.’da Hititleri yıkan Friglere bağlanan yöre, MÖ 7. yy.’da Miletoslu kolonicilerin yerleşmesine sahne oldu. Yükleme boşaltma iskelesi ve çevresiyle öncelere Koerades diye anılan sonraları Kerasos olan yerleşme, bugünkü Giresun yakınlarındaydı.

MÖ. 500’lerde Pers egemenliğine giren yöre, MÖ. 330′da Büyük İskender’in Persleri yenmesiyle kurulan Kapadokya Krallığı içinde kaldıysa da MÖ. 323’te Makedonyalıların etkinliğine girdi. Çok geçmeden yeniden Kapadokya etkinliğine giren yöre MÖ. 200’lerde kurulan Pontos Krallığının egemenlik alanına girdi. MÖ. 185-169′da Pontos Kralı Pharnakes Kerasos’u aldıysa da kent yıkıldığı için yerine Pharnakeia adıyla yeni bir kent kurdurdu. Ancak gelişen Roma karşısında gerileyen Pontos Krallığı MS. 18′de kesin olarak Roma’ya bağlandı.

Roma egemenliği sırasında sık sık Sâsânî istilâsına (MS. 254 ve sonrası) ve Karadeniz’de dolaşan korsanların saldırılarına uğradı. Roma’nın ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kaldı. 1204’te kurulan Latin İmparatorluğu nedeniyle İstanbul’dan kaçan Komnenosların kurduğu Trabzon Rum İmparatorluğuna bağlı yerleşimlerden oldu. Bu dönemde Anadolu’ya yerleşen Selçuklular sık sık Trabzon Rum İmparatorluğu ile çatıştılar; ancak Moğol İstilâsı sırasında Türkmen Oymakları direnmeye karşın Giresun yöresine yerleştilerse de bir süre sonra yeniden bölge dışına çıkarıldılar.

1340’larda Cenevizlerin ticârî etkinliğine giren Giresun, Trabzon Rum İmparatorluğunun denetimi altındaydı.

Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra; beylikler döneminde Kadı Burhâneddîn’in eline geçen Giresun ve çevresi, 1398′de Yıldırım Bayezit’in Anadolu’da denetimi sağlamak için çıktığı seferde Osmanlı etkinlik alanına girdi. 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra yeniden beyliklerin etkinliği görüldüyse de 1461′de Fâtih Sultan Mehmet’in Trabzon Rum İmparatorluğu üzerine yaptığı seferle kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. Trabzon Sancağı’na bağlanan Giresun Osmanlı döneminde çeşitli iç karışıklıklardan etkilenerek ayaklanmaların merkezi oldu. 1877′de Sivas Vilâyeti’ne, 1892′de yeniden Trabzon’a bağlandı. 1918′de Gönüllü Giresun Birliği, Ruslara karşı kenti savundu. Mütâreke döneminde Wilson ilkelerine dayanarak bölgede eski Pontus Devleti’ni yaratmak isteyen Rum azınlığın merkezi durumunda olan Giresun, Topal Osman Ağa başkanlığında örgütlendi; Giresun Muhâfaza-i Hukûk-u Milliye örgütü kısa zamanda güçlenerek ayrılıkçı azınlık hareketini bastırdı. Atatürk’ün ilk muhâfız komutanlığına getirilen Topal Osman da birliğiyle Ankara’ya gitti. 1923’te il konumuna getirilen Giresun, Cumhuriyet döneminde ekonomi açısından da gelişerek bugünkü görünümüne ulaştı.



Pontos Krallığı döneminde önemli bir yerleşme olan Giresun’da, Türklerden önceki döneme ilişkin târihsel eser yok denecek kadar azdır. Pontos Kralı I. Pharnakes’in yaptırdığı Giresun Kalesi bu dönemin en önemli eseridir. Yazılı belgelerde kenti çevreleyen yüksek duvarlı bir kale olduğundan söz edilmektedir. Günümüze ulaşan bölümleri çok azdır ve kaba taşlardan örülmüştür. Bizans döneminde onarım geçirdiği ve batı kesiminde küçük bir kilise olduğu bulunan bir başka yazıttan anlaşılmaktadır.

Fotoğraf 189- Giresun Kalesi

Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonra Giresun’da yapılan ve günümüze onarımlarla ulaşan en eski eser Hacı Hüseyin Câmii’dir. Çobanoğlu Hacı Hüseyin’ce 1594’te yaptırılmıştır. 1861 ‘de kapsamlı bir onarım geçirerek günümüze ulaşmıştır.

Bir başka eski yapı da Hacı Mikad Câmii’dir. Yazıtından Hacı Mikad Ağa’ca 1661‘de yaptırıldığı öğrenilmektedir. 1841′de de Hacı Çalık Kapudan’ca onarıldığı bir başka yazıttan öğrenilmektedir. Fâtih Sultan Mehmet’in uçbeylerinden Seyyid Vakkas için XIX. yy.’da yaptırılan Seyyid Vakkas Türbesi kentin önemli yapılarındandır. Dizdarzâde Emetullah Hanım’ın 1830′da yaptırdığı Kale Câmii, 1911-1912′de Sarı Mahmutzâde Mustafa Efendi’ce yeniden yaptırılmıştır. Giresun Kalesi içinde bulunan Topal Osman Ağa Mezarı, Kurtuluş Savaşı gâzîlerinden Yarbay Topal Osman için yapılmış bir anıt mezardır.



Giresun yeryüzü şekilleri bakımından engebeli bir görünüşe sâhiptir ve dağlar, vâdiler ve dik kıyılar geniş yer kaplamaktadır. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan oldukça dar ve alçak düzlüklerden oluşan bir kıyı şeridi ile güneyde Kelkit Çayı Vâdisi arasını kaplayan Giresun Dağları şehrin yeryüzü şekillerinin çatısını meydana getirir. Kıyıdan 50-60 km içeride, kıyıya paralel olarak yükselen bu dağların ortalama yüksekliği 2000 metredir. Giresun Dağları bâzı yerlerde 3000 m.’yi aşar. Kıyıya paralel olarak yükselen bu dağlar üzerinde, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım, Şehitler (2.350 m), ve Eğribel (2.200 m) geçitlerinden, Kurtbeli Mevkii’nden (1760 m) ve ilçelerin yayla yollarından sağlanır.

Şebinkarahisar, Alucra ve Güce ilçelerini içine alan ve daha az engebeli olan güney kesiminde ortalama yükseklik 1000-1500 metre civârında olup arâzi Kelkit Vâdisi'ne doğru eğimlidir.

Giresun’un güneyini kuşatan dağlar kuzeye ve güneye doğru alçalarak belirli yerlerde düzlükler oluşturur. 1750-2200 metre yükseklikteki bu düzlüklerde pek çok yayla vardır. Giresun Dağları üzerindeki bu yaylaların başlıcaları Kümbet, Kulakkaya, Bektâş, Tamdere, Karagöl, Eğribel, Kazıkbeli, Çakrak, Paşakonağı, Karaovacık ve Sisdağı yaylalarıdır. Espiye ilçesinin düzenlemiş olduğu yayla şenlikleri vardır.


Gelvaris Düzü

Eski adı Gelvaris (İngölü) olan Hacıhasan Köyü, Giresun İli’nin Alucra İlçesi'ne bağlı bir köydür. Giresun İli’ne 166 km, Alucra İlçesi’ne 16 km uzaklıktadır.

Fotoğraf 190- Gelvaris (Hacıhasan) Bostanlar mevkii














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.